A
B
C
D
E
F
G
H
I
J
K
L
M
N
O
P
R
S
T
U
V
Y
Z
A
B
C
D
E
F
G
H
I
J
K
L
M
N
O
P
R
S
T
U
V
Y
Z
Ağız Kanseri Nedir ?
Ağız kanseri, ağız içi dokularda veya dudaklarda başlayabilen bir kanser türüdür. Bu kanser türü, dudaklar, damağın üst kısmı, dil, dişetleri, yanak içi, ağız tabanı ve ağız çevresindeki dokuları etkileyebilir. Ağız kanseri, dilin arka kısmı veya boğazın ağız ile birleştiği bölgede de gelişebilir ve bu duruma orofaringeal kanser denir.
Ağız kanseri, hücrelerin anormal bir şekilde büyümesi ve kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucu oluşur. Kanser hücreleri normal dokulara yayılarak tümörler oluşturur. Ağız kanseri, belirli risk faktörleri ile ilişkilendirilir, bunlar arasında şunlar bulunur:

-
Sigara ve Tütün Ürünleri: Sigara içmek veya tütün ürünleri kullanmak, ağız kanseri riskini artırır.
-
Alkol Tüketimi: Aşırı alkol tüketimi, ağız kanseri riskini artırır, özellikle sigara içmekle birleştiğinde.
-
HPV (İnsan Papilloma Virüsü): Bazı HPV türleri, ağız kanseri riskini artırabilir.
-
Aşırı Güneş Işınlarına Maruz Kalma: Dış dudaklarda kanser riskini artırabilir.
-
Aile Geçmişi: Ağız kanseri öyküsü olan ailelerde risk artabilir.
-
Yaş: Ağız kanseri genellikle 45 yaş üstü kişilerde daha yaygındır.
Ağız kanseri belirtileri ve semptomları şunlar olabilir:
-
Ağız içinde veya dudaklarda yaralar, beyaz veya kırmızı lekeler
-
Ağızda veya boğazda ağrı veya hoş olmayan his
-
Zor yutma veya çiğneme
-
Dil veya damağın üzerinde kalınlaşma veya sertlik
-
Ses kısıklığı veya konuşma zorluğu
-
Ağız içi veya dudaklarda şişlik
-
Dişetlerinde kanama
-
Ağız içi veya dudaklarda uyuşma veya karıncalanma
-
Ağız kokusu
-
Boyunda şişlik veya ağrı
Erken teşhis, ağız kanserinin tedavi edilme şansını artırabilir. Ağız kanseri teşhisi, fiziksel muayene, biyopsi, görüntüleme testleri ve kan testleri gibi yöntemlerle yapılır. Tedavi, ameliyat, radyoterapi, kemoterapi veya bunların bir kombinasyonunu içerebilir.
Ağız kanseri riskini azaltmak için sağlıklı yaşam tarzı seçimleri, düzenli ağız muayeneleri ve risk faktörlerinden kaçınma önemlidir. Sigara içmeyi ve aşırı alkol tüketimini durdurmak, güneş koruması kullanmak ve aşılanma gibi önlemler kanser riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
Ağız Kanseri Belirtileri ve Semptomları
-
Ağız İçinde Yaralar: İyileşmeyen veya tekrarlayan ağız içi yaralar ağız kanserinin belirtisi olabilir. Bu yaralar genellikle ağrılıdır.
-
Dudaklarda ve Ağız Çevresinde Lekeler: Dudağın iç veya dış yüzeyinde beyaz veya kırmızı lekeler görülebilir. Bu lekeler zaman içinde büyüyebilir.
-
Ağız İçi Şişlikler: Ağız içinde şişlikler veya kabarık bölgeler olabilir. Bu şişlikler sert veya hassas olabilir.
-
Dil Değişiklikleri: Dilin üzerinde kalınlaşma, sertlik veya renk değişiklikleri gözlenebilir. Dilin kenarları veya alt tarafındaki lezyonlar da ağız kanserinin belirtileri olabilir.
-
Ağız Ağrısı: Ağızda sürekli veya tekrarlayan ağrı veya ağızda hoş olmayan bir his hissedilebilir.
-
Zor Yutma: Yemek yeme veya yutma zorluğu yaşanabilir. Yemek yerken veya yuttuktan sonra ağrı hissedilebilir.
-
Ses Değişiklikleri: Ses kısıklığı, ses tonunda değişiklikler veya konuşma zorluğu ağız kanseri belirtileri olabilir.
-
Dişetlerinde Kanama: Dişetlerinden gelen kanama veya dişetlerinde yaralar görülebilir.
-
Ağız İçi Uyuşma veya Karıncalanma: Ağız içi veya dudaklarda uyuşma veya karıncalanma hissi olabilir.
-
Ağız Kokusu: Kronik kötü ağız kokusu (halitozis), ağız kanseri belirtisi olabilir.
-
Boyunda Şişlik: Boyunda lenf bezlerinde şişlik veya ağrı görülebilir.
Ağız kanseri belirtileri, başka sağlık sorunlarına da işaret edebilir, bu nedenle profesyonel tıbbi değerlendirme önemlidir. Bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz, bir doktora veya diş hekimine başvurmalısınız. Erken teşhis, ağız kanseri tedavi şansını artırabilir. Ayrıca, risk faktörlerinden kaçınmak, düzenli ağız muayeneleri ve sağlıklı yaşam tarzı seçimleri ağız kanseri riskini azaltabilir.
Ağız Kanseri Tedavisi ve İlaçları
Ağız kanseri tedavisi, hastalığın evresine, tümörün boyutuna, türüne ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak farklılık gösterebilir. Tedavi genellikle bir veya birden fazla yöntemi içerebilir ve multidisipliner bir yaklaşım gerektirebilir. Ağız kanseri tedavisi aşağıdaki yöntemlerden bir veya birkaçını içerebilir:

-
Cerrahi: Ağız kanseri tedavisinde cerrahi prosedürler sıkça kullanılır. Bu prosedürler şunları içerebilir:
-
Tümörün çıkarılması (rezeksiyon): Cerrahi olarak tümörün çıkarılması, kanserin tedavisinde temel bir adımdır.
-
Boyun lenf bezlerinin çıkarılması (boyun diseksiyonu): Eğer kanser lenf bezlerine yayıldıysa, bu bezlerin çıkarılması gerekebilir.
-
Rekonstrüksiyon cerrahisi: Büyük tümörlerin çıkarılmasından sonra, ağız içi ve yüzün yeniden inşası için cerrahi rekonstrüksiyon gerekli olabilir.
-
-
Radyoterapi: Yüksek enerjili ışınlar kullanılarak kanser hücrelerinin yok edilmesi veya büyümelerinin kontrol altına alınması amaçlanır. Radyoterapi, cerrahi sonrası radyoterapi olarak veya cerrahi yerine kullanılabilir.
-
Kemoterapi: Kemoterapi, kanser hücrelerini öldürmeyi veya büyümelerini kontrol altına almayı hedefleyen ilaçların kullanılmasıdır. Ağız kanseri tedavisinde kemoterapi, radyoterapi ile birlikte de kullanılabilir.
-
Hedefe Yönelik Tedaviler: Bazı ağız kanseri türleri, özellikle HPV ile ilişkili türler, hedefe yönelik tedavilere yanıt verebilir. Bu tedaviler kanser hücrelerinin belirli hedeflerini hedef alır.
-
İlaçlar: Ağız kanseri tedavisinde ağrıyı hafifletmek, enfeksiyonları önlemek ve diğer semptomları yönetmek için ilaçlar kullanılabilir.
-
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon: Ağız kanseri tedavisi sonrası, fizik terapi ve konuşma terapisi gibi rehabilitasyon yöntemleri, fonksiyonları yeniden kazanmaya yardımcı olabilir.
Ağız kanseri tedavisi, hastalığın ilerlemesini durdurmayı, kanseri tamamen temizlemeyi veya semptomları hafifletmeyi amaçlar. Tedavi planı, hastanın bireysel ihtiyaçlarına ve kanserin evresine bağlı olarak oluşturulur.
Tedaviye başlandığında, hastaların düzenli olarak takip edilmesi ve tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi önemlidir. Ağız kanseri tedavisi, hastaların yaşam kalitesini artırmayı ve kanseri kontrol altına almayı hedefler. Bu nedenle, tedavi sürecinde hasta ve sağlık ekibi arasında iyi bir iletişim ve işbirliği kritik öneme sahiptir.